10,99 €
inkl. MwSt.

Versandfertig in über 4 Wochen
  • Broschiertes Buch

Ucsuz bucaksiz, düzlük bir arazide kalabalik insan kitleleri var. Göc yollarini gösteren büyük haritalari inceleyerek yapilan anlatimlari dinleyenler arasindayim. Mahser yerindeyiz sanki; öylesine bir kalabalik. Anlatimlari yapan grup liderleri - onlara cografi bilgileri yüksek düzeyde kisiler de diyebilirim - ellerindeki ince uzun citalarla, birkac haritanin üzerinden anlatmaya devam ediyorlardi. Anlatilanlari dinleyip, gösterilenleri izliyorduk. Herkes, birazdan baslayacak göce hazir gibiydi. Haritalar iki göc yolunu gösteriyordu; biri beraberinde hayvan götürenlerinkiydi, digeri ise hayvani…mehr

Produktbeschreibung
Ucsuz bucaksiz, düzlük bir arazide kalabalik insan kitleleri var. Göc yollarini gösteren büyük haritalari inceleyerek yapilan anlatimlari dinleyenler arasindayim. Mahser yerindeyiz sanki; öylesine bir kalabalik. Anlatimlari yapan grup liderleri - onlara cografi bilgileri yüksek düzeyde kisiler de diyebilirim - ellerindeki ince uzun citalarla, birkac haritanin üzerinden anlatmaya devam ediyorlardi. Anlatilanlari dinleyip, gösterilenleri izliyorduk. Herkes, birazdan baslayacak göce hazir gibiydi. Haritalar iki göc yolunu gösteriyordu; biri beraberinde hayvan götürenlerinkiydi, digeri ise hayvani olmayanlarin takip edecegi yollara sahipti. Daha evvel bogaz oldugunu sandigim ciliz su sizintilari olan yola, hayvanlariyla birlikte insanlar da yavas yavas inmeye baslamislardi. Ne olmustu, neden göc ediyorduk bilmiyorum; gördügüm tek sey, adeta beynimizi kaynatmaya calisan Günesin basimiza cok yakin olmasiydi, bir de nefes alip vermekte zorlandigim aklimda. Bakiyorum da hayret; insanlarin hepsinde sirt cantalari var, herkes temiz ve güzel giyinmis. Duyuyorum; aralarinda kahredici konusmalar geciyor, bilim adamlarinin, ürettigi gereksiz teknolojilerle, ülkelerini mahvettiklerinden söz ediyorlar; heyecanli gözükmelerine ragmen göce hevesli gibiler. Bir zamanlar bu ülkeye gelmeye calisan insanlarin, simdi buradan göc etmek üzere yola ciktiklari da konusulanlar arasindaydi. Bense, biz insanlarin bugüne kadar dogayi bozmus olmasina ragmen, Allahin bu cezayi bize, kendisini unuttugumuz icin verdigini düsünüyordum. Gidisimizi, Hz. Musanin kendisine inananlarla birlikte Misirdan gidisine benzetiyordum. Aslinda aynen öyleyiz; yakinimizda sularin sizdigi bogazi bitirmis, derin sayilacak bir düzlüge indik. Cok uzaklarda kalan diger bogaza varirsak, oradan da gemilerle, göc etmek istedigimiz kitaya varacagiz. Ayhan Ucar, ilk öykü kitabi Hayallerime Takildim Kaldimda sadece gercekligin degil, hayallerin de sinirlarini zorluyor. Bazen kendinizi bir rüyanin sürreal mekaninda buluyorsunuz, bazen akla mantiga sigmayacak bir varolus boyutuna ayak basiyorsunuz. Ama icinde bulundugunuz alem hangisi olursa olsun, cümlelerin büyüsünden ve sayfalarin tilsimindan bir türlü kurtulamiyorsunuz. Son sayfasina geldiginizde de hayaller bu kadar gercekci tasvir edilebilir miydi diye sormadan edemiyorsunuz.